Alina Derya Yakaboylu, Augsburg ve Münih’te çalışan Türk-Alman bir grafik tasarımcı ve sanat yönetmeni; It’s Nice That 25 Ağustos 2026’da onu “araştırma ile sezgiyi birleştirerek kültürel köklü tasarım yapan” bir isim olarak öne çıkardı (It’s Nice That). Kitap, sergi afişi ve görsel kimlik üzerinde çalışıyor; konuları büyüme, değişim, tarih ve topluluk.
Hikâyenin bizim için ilginç yanı, bir “Türk tasarımcı başarısı” haberinden fazlası olması. Yakaboylu, Türkçe plak kapaklarından, Münih Garı’na inen ilk Türk işçilerinden ve bir şarkı sözünden beslenen işlerini Alman/İsviçre tasarım disipliniyle aynı sayfada buluşturuyor. Bu yazıda kim olduğunu, yöntemini ve öne çıkan işlerini kaynaklarıyla topladık.

Alina Derya Yakaboylu kimdir?
It’s Nice That onu “Türk-Alman sanatçı” olarak tanıtıyor; Everpress’in söyleşisi de aynı tanımı kullanıyor (It’s Nice That, Everpress). 2020’deki ilk It’s Nice That yazısına göre babası Türk, annesi Alman; babası 1980 askerî darbesi nedeniyle Türkiye’den ayrılmak zorunda kalmış bir sanatçı ve politikacı. Yakaboylu Augsburg’da büyüdü (It’s Nice That, 2020).
Portfolyo sitesinde iş birlikleri arasında Haus der Kulturen der Welt, Goethe-Institut im Exil, Museum Brandhorst, Sammlung Goetz, Stiftung Pinakothek der Moderne ve Brecht Festival gibi kurumlar listeleniyor. Ayrıca HFG Karlsruhe (2023), HS Augsburg (2025) ve HMDK Stuttgart’ta (2026) proje ve atölye yürüttüğü yazıyor (alinaderya.com).
“Kültürel köklü tasarım” ne demek?
It’s Nice That’in başlığındaki ifade, Yakaboylu’nun bir projeye bakma biçimini tarif ediyor: tasarım, kurumun, topluluğun ve mekânın hikâyesinden çıkıyor. Kendi sözleriyle: “Tasarıma yaklaşımım çevremdekilerden etkileniyor; gündelik gözlemlerden, şehirlerde, insanlarda ve mimaride ortaya çıkan görsel dillerden.” (It’s Nice That)
Süreç konsept odaklı ve her seferinde aynı sırayla ilerliyor. Makaleye göre işin başında bol araştırma ve bol konuşma var; ardından yakın gözlem, sezgi ve “şiirsel bir duyarlılık” geliyor (It’s Nice That):
Dördüncü adımdaki cümle 2020 tarihli söyleşiden: Yakaboylu tarzını “konsept odaklı ama duygusal” diye tanımlıyor ve tasarımı kişisel kılan şeyin “mükemmel bir ızgaradaki küçük hatalar” olduğunu söylüyor (It’s Nice That, 2020). Kapak görselimiz de bu fikirden geliyor.
İki tasarım geleneği: Alman düzeni ve Türk görsel kültürü
Everpress söyleşisinde Yakaboylu iki etkiyi açıkça ayırıyor. Almanya’da doğup okuduğu için ana etkisinin Alman tarafı olduğunu, tipografi, düzen ve yapı vurgusunu oradan aldığını söylüyor. Türk tarafı ise ona “farklı bir estetik” getirmiş: Türkçe plak kapakları, kitaplar ve babasının çoğu zaman Alman akademik düzeninden kopan sanatı (Everpress).
| Alman / İsviçre etkisi | Türk etkisi | |
|---|---|---|
| Nereden geliyor? | Almanya’da doğup büyümesi ve eğitimi | Babası, ailedeki plaklar ve kitaplar, İstanbul’daki eğitim dönemi |
| Neyi getiriyor? | Tipografi, düzen, yapı; açıklık, sadelik, minimalizm | Daha sanatsal, “kaotik ve şiirsel” bir bakış; düzenden kopmaya izin |
| Somut örnek | Izgara ve konsept disiplini | Ajda Pekkan, Barış Manço, Sezen Aksu plak kapakları; Türk şiiri |
2020 yazısındaki bir ayrıntı bu ikiliği daha iyi açıklıyor: “Türkçeyi iyi konuşmuyorum, bu yüzden bu mecraların estetiği benim için çok önemliydi ve hâlâ öyle.” İstanbul’daki dönem için de “bana grafik tasarımın çok farklı, daha sanatsal bir yolunu öğretti” diyor (It’s Nice That, 2020). Kültürle bağ dil üzerinden kurulamayınca biçim üzerinden kurulmuş.
Öne çıkan işleri
Carrying — Museum Brandhorst, 2026
It’s Nice That’in öne çıkardığı son iş, Münih’teki Museum Brandhorst’un Carrying sergisinin kimliği. Sergi 14 Mayıs–8 Kasım 2026 arasında açık; Hêlîn Alas, Cana Bilir-Meier, Louise Lawler, Kate Newby, Tiffany Sia, Jaune Quick-to-See Smith ve Leyla Yenirce’nin işleri müzenin içinde, geçiş alanlarında ve kamusal alanda yer alıyor (Museen in Bayern). Fikir, mekânların belirli “(hi)stories” taşıdığı.
Yakaboylu bu projeyi, grafik tasarımı “daha geniş bir kültürel ve mekânsal bağlama duyarlı biçimde yanıt verebilen bir şey” olarak düşünme fırsatı diye anlatıyor. Kimliğin yanında ücretsiz bir yayın da hazırladı; amacı tasarımı daha erişilebilir kılmak ve daha geniş bir kitleye ulaşmak (It’s Nice That).

Ankunft Gleis 11 ve Sarı Saçlım Mavi Gözlüm
It’s Nice That’in galerisindeki iki afiş, “kültürel kök” ifadesinin en somut karşılığı. Ankunft Gleis 11 (Peron 11’e Varış) afişinin metnine göre 1960’ların başında Türkiye’den işe alınan ilk misafir işçiler Münih Merkez Garı’nın 11. peronuna indi. Augsburglu yazar Fikret Yakaboylu bu insanlara aynı adlı bir metinle edebî bir anıt dikmiş; 22 Haziran 2024’te Augsburg Uzun Sanat Gecesi kapsamındaki okumada metni Derya Alina ve Fikret Yakaboylu okuyor, Mustafa Egli ve Urfali Ali Türk halk müziğiyle eşlik ediyor (It’s Nice That).
Afiş, dev siyah bir grotesk başlığı tren penceresinden el sıkışan adamların arşiv fotoğrafıyla birleştiriyor; fotoğraf üç kez tekrarlanıp aşağı doğru küçülüyor. Yanındaki afişte ise “Sarı Saçlım Mavi Gözlüm” sözleri damlayan, eriyen harflerle dizilmiş; altında şarkı sözleri monospace bir yazıyla, giderek açılan aralıklarla akıyor. Metnin içinde “Mahsuni” imzası da okunuyor.


İki afiş Everpress’teki ayrımı görünür kılıyor: Ankunft Gleis 11’de düzen Alman/İsviçre tarafında, içerik ise göç hikâyesinde. Sarı Saçlım Mavi Gözlüm’de ise ızgara bilerek eriyor. Yapay zekâyla üretilen afişlerin neden tepki çektiğini ise AI afiş tartışması yazımızda ele almıştık.
Sammlung Goetz/Schaufenster — Rose Pistola ile
Bağımsız işlerinin yanında Yakaboylu, Rose Pistola stüdyosunda sanat yönetmeni. Stüdyo yakın zamanda Sammlung Goetz/Schaufenster için yeni bir kimlik hazırladı (It’s Nice That, Rose Pistola). Yakaboylu’ya göre iki pratik arasında gidip gelmek önemli: “Biri özerklik ve sezgiye alan açıyor, diğeri alışveriş, diyalog ve kolektif düşünme getiriyor.”

Türkiye’deki tasarımcılar için çıkarımlar
Yakaboylu’nun işlerinden yöntem olarak alınabilecekler, “yerel motif kullan” tavsiyesinden daha somut. Her biri kendi anlatımına dayanıyor:
Kültürü motif değil içerik olarak kullanın. Ankunft Gleis 11’de Türk göçü bir süs değil, afişin konusu ve metni.
Tasarıma araştırma ve konuşmayla başlayın. Kurumun kimliği, topluluğu ve kolektif belleği üzerine sorular, ilk eskizden önce geliyor.
Mahalleyi kaynak olarak görün. Yakaboylu’ya göre mahalleler “anlatı potansiyeliyle dolu”; Kulturpreis Bayern’i de bu araştırmayla aldı (Everpress).
Disiplini bilin, sonra kırın. Katı konsept, kontrollü kaza. Tasarımda orta yol tuzağı yazımızdaki “yeterince iyi”den kaçmanın bir yolu da bu.
Erişilebilirliği projenin parçası yapın. Carrying için hazırlanan ücretsiz yayın, tasarımı daha geniş kitleye ulaştırma hedefinin parçası.
Not: It’s Nice That makalesi kısa bir “Discover” profili; projelerin bütçesi, süresi ya da sonuçlarına dair veri içermiyor. Ankunft Gleis 11 ve Sarı Saçlım Mavi Gözlüm afişleri hakkındaki bilgiler afişlerin kendi metinlerinden okundu; makale bu iki işi ayrıca anlatmıyor.
It’s Nice That’in tasarımcı sezgisini konu alan bir başka yazısı için AI, tasarımcının içgüdüsünü mü tehdit ediyor? yazımıza, kurumsal kimlikte farklı bir ton arayışı için Pentagram’ın Mozilla kimliği incelemesine bakabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
Alina Derya Yakaboylu Türk mü?
It’s Nice That ve Everpress onu “Türk-Alman sanatçı” olarak tanıtıyor. 2020 tarihli It’s Nice That yazısına göre babası Türk, annesi Alman; kendisi Almanya’da, Augsburg’da büyüdü.
Alina Derya Yakaboylu hangi işleriyle tanınıyor?
Kitap tasarımı, sergi afişleri ve kültür kurumları için görsel kimlikler. Son dönemde Museum Brandhorst’un Carrying sergisinin kimliğini tasarladı; Rose Pistola’da sanat yönetmeni olarak Sammlung Goetz/Schaufenster kimliğinde çalıştı.
It’s Nice That nedir?
2007’den beri yayında olan, Londra merkezli bir yaratıcı endüstri yayını. Grafik tasarım, illüstrasyon ve fotoğraf gibi alanlarda yeni isimleri ve projeleri öne çıkarıyor; Yakaboylu’yu 2020 ve 2026’da iki kez profilledi.
Kültürel köklü tasarım nasıl yapılır?
Yakaboylu’nun yönteminde iş araştırma ve konuşmayla başlıyor: kurumun kimliği, topluluk, mekân ve kolektif bellek soruluyor. Ardından gözlem ve sezgiyle, kültürü süs olarak değil içerik olarak taşıyan bir konsept kuruluyor.
Kaynaklar: It’s Nice That — Marigold Warner, 25 Ağustos 2026; It’s Nice That — Jynann Ong, 22 Haziran 2020; Everpress — Exploring Neighbourhoods with Alina Derya Yakaboylu; alinaderya.com; Museen in Bayern — Carrying; Rose Pistola.








Bir Yorum Yazın