Sezgisel vibe coding akisi ile katı kod yapisinin soyut kompozisyonu

Tasarımcı Ilya Birman, “vibe coding kaliteyi düşürür” varsayımına açıkça karşı çıkıyor: talep ettiği kalite seviyesinin klasik programlamada zaten çoğu zaman erişilemez olduğunu, yapay zekâyla çalışırken bunun daha mümkün hale geldiğini savunuyor. Ama bu görüş tek taraflı değil — aynı tartışmanın karşı ucunda, tanınmış mühendis Addy Osmani, gözden geçirilmeden kabul edilen yapay zekâ kodunun “iskambil kağıdı” gibi çöktüğünü yazıyor.

İki görüş de gerçek, tarihli ve doğrulanabilir kaynaklara dayanıyor. Bu yazıda ikisini yan yana koyup, tartışmanın aslında “araç mı yoksa insan mı” sorusuna değil, “hangi standart ve hangi gözetim” sorusuna indirgendiğini göstereceğiz.

Ilya Birman ne dedi, nerede dedi?

Ilya Birman, arayüz tasarımı ve ulaşım şemaları üzerine kitapların yazarı, Bureau Gorbunov’da sanat yönetmeni olarak çalışan tanınmış bir Rus tasarımcı. Ağustos 2026’nın ortasında kendi blogunda yayınladığı “Вайбкодинг и качество” (Vibe Coding ve Kalite) başlıklı yazıda görüşünü değiştirdiğini anlatıyor.

Geçen yıla kadar vibe coding’i bir “oyuncak” olarak görüyordu: hızlıydı ama sonuç “iplik iğnesiyle” tutunuyordu, yani ancak prototip için yeterliydi. Kaliteli, sağlam bir şey üretmek için tüm kodu kontrol altında tutmak gerektiğini düşünüyordu. Şimdi ise daha karmaşık bir Mac uygulaması geliştiriyor ve tam tersi bir sonuca varmış durumda.

Gerekçesi şu: piyasadaki mevcut alternatifler, gerçek programcılar tarafından yazılmış olmasına rağmen, kalite konusunda onu tatmin etmiyor. Kendi ifadesiyle, yapay zekânın ilk günde yazdığı kod bile “tüm alternatiflerden daha hızlı ve daha net” çalışıyor. Birman’ın vardığı sonuç nettir — “yüksek kalite yalnızca vibe coding’le mümkün” hale geldi, çünkü istediği titizlik seviyesinde onunla çalışacak sabırlı bir insan programcı bulmak neredeyse imkânsız.

Peki “kaliteyi düşürür” iddiası nereden geliyor?

Bu iddianın da tanınmış bir savunucusu var. Google Chrome ekibinden mühendis ve “Learning JavaScript Design Patterns” kitabının yazarı Addy Osmani, Nisan 2025’te yayınladığı “Vibe Coding is not an excuse for low-quality work” yazısında tam tersi bir uyarı yapıyor.

Osmani’ye göre yapay zekânın hızlı kod üretmesi, o kodun iyi olduğu anlamına gelmiyor. Gözden geçirilmeden kabul edilen çıktı, üstte çalışır görünen ama gerçek yükte çöken bir “ev kartları” (house of cards) koduna dönüşebiliyor: hata yönetimi eksik, performans zayıf, güvenlik açıkları gizli. Onun deyimiyle, “speed means nothing if the wheels fall off down the road” — hız, tekerlekler yolda dökülüyorsa hiçbir şey ifade etmiyor.

Osmani’nin en çok alıntılanan cümlesi ise bir şakadan geliyor: “iki mühendis artık elli mühendislik teknik borç üretebilir.” Çözümü ise yapay zekâyı “hevesli ama deneyimsiz bir junior geliştirici” gibi ele almak — kodu okumak, refactor etmek, eksik uç durumları eklemek, mimari kararları sorgulamak insanın işi olarak kalıyor.

Birman’ın yöntemi: fark aracı değil, talebi

Birman’ın yazısının altındaki yorumlar, tartışmayı daha da somutlaştırıyor. Bir okuyucu, “balayı evresi” bitip yeni değişiklikler eski özellikleri kırmaya başladığında, yapay zekânın anlayamadığı nüanslarla karşılaşacağı konusunda onu uyarıyor. Birman’ın cevabı, yönteminin aslında ne kadar disiplinli olduğunu gösteriyor.

Sürekli olarak “bunun altyapısı nasıl çalışıyor, açıkla” ve “bunun için ayrı bir modül sorumlu olsun” diye soruyor. Bir şey hatalı çalıştığında hemen düzeltme istemiyor; önce hatanın kök nedenini açıklattırıyor, sonra “bu tür bir hatayı imkânsız kılacak mimari nasıl olmalı” diye sorup çözümü ona göre şekillendiriyor.

Bu, rastgele “baştan sona yap” demekten çok farklı bir pratik. Aşağıdaki şema, bu yinelemeli döngüyü altı adıma ayırıyor — döngü ne kadar sık tekrarlanırsa, talep edilen kalite standardı o kadar yükseliyor.

İlginç olan şu: Osmani’nin “gözden geçir, refactor et, mimariyi sorgula” reçetesiyle Birman’ın “açıklat, kök nedeni bul, modüle böl” pratiği neredeyse aynı adımları farklı kelimelerle anlatıyor. Aralarındaki fark görüş değil, kimin bu disiplini uyguladığı.

İki görüş, aynı soru: kaliteyi ne belirliyor?

Osmani “kaliteyi düşürür” derken aslında “denetimsiz bırakılırsa düşürür” diyor. Birman “yükselir” derken aslında “benim talep ettiğim titizlikle sorgulanırsa yükselir” diyor. İkisi de kaliteyi belirleyenin araç değil, insanın talep ettiği standart ve gözetim olduğunda hemfikir. Tartışılan şey vibe coding’in kendisi değil, onu kimin, nasıl kullandığı.

Bu çerçeve, yapay zekânın tasarım ve yazılım mesleklerini nasıl dönüştürdüğüne dair daha geniş bir tartışmanın parçası. Konuyla ilgili 30 tasarım liderinin “yapay zekâ mesleğimizi bitirdi mi?” sorusuna verdiği yanıtlarda da benzer bir örüntü var: panik ya da rahatlık değil, “standardı kim koyuyor” sorusuna bağlı nüanslı bir tablo.

Hangi durumda hangi yaklaşım işe yarar?

Bu tartışmayı tek bir kurala indirgemek yanıltıcı olur, ama iki kaynağın da üzerinde durduğu değişkenleri bir araya getirince pratik bir yol haritası çıkıyor: gözetim var mı, ve o gözetim ne kadar titiz?

  • Gözetim yoksa: Osmani’nin uyardığı senaryo budur — kod gözden geçirilmez, teknik borç sessizce birikir.
  • Gözetim var ama yüzeyseldir: Prototip veya kişisel araç için sorun değil; ama üretime taşınmadan önce ayrıca gözden geçirme gerekir.
  • Gözetim, Birman’ın tarif ettiği titizlikte ise (açıklat, kök nedeni bul, modüle böl): iki kaynağın da iddia ettiği gibi, kalite klasik programlamanın erişemediği bir seviyeye çıkabilir.

Bu, karmaşık iş akışlarını yapay zekâya devretme pratiğinin genelinde de geçerli bir çerçeve. Claude Cowork gibi araçlarla iş devretmek de aynı soruyu soruyor: görevi devrettikten sonra kim, nasıl, ne sıklıkla kontrol ediyor?

Sonuç: kalite aracın değil, standardın meselesi

Birman’ın “vibe coding kaliteyi düşürmez, yükseltir” iddiası ciddiye alınmayı hak ediyor — ama bir çekince ile. Kendi ifadesiyle henüz geliştirme sürecinin erken bir aşamasında ve proje henüz kullanıcıya açılmadı; “balayı evresi” eleştirisi tam da bu yüzden makul. Osmani’nin yazısı ise bir yılı aşkın süredir sahada test ediliyor ve büyük ölçekte doğrulanmış bir mühendislik pratiğine dayanıyor.

Gerçek sonuç muhtemelen ikisinin ortasında: vibe coding kaliteyi otomatik olarak ne düşürür ne yükseltir — sonucu, kullanıcının talep ettiği gözetimin sıklığı ve titizliği belirliyor. Bu da onu, araçlardan çok disiplin meselesi haline getiriyor. Bu ekosistemin nasıl hızla geliştiğini görmek için MCP standardının tasarım ve geliştirme araçlarını nasıl birbirine bağladığına da göz atabilirsiniz.

Sıkça sorulan sorular

Vibe coding nedir?

Vibe coding, geliştiricinin istediği işlevi doğal dilde tarif edip kodun büyük kısmını yapay zekâya yazdırdığı, kod detaylarıyla değil sonuçla ilgilendiği bir yazılım geliştirme yaklaşımı. Terim, Şubat 2025’te OpenAI’nin eski AI liderlerinden Andrej Karpathy tarafından ortaya atıldı.

Vibe coding gerçekten kod kalitesini düşürüyor mu?

Tek başına hayır, otomatik olarak düşürmüyor ya da yükseltmiyor. Addy Osmani gibi eleştirmenler, gözden geçirilmeden kabul edilen kodun kalite sorunlarını gizleyebileceğini savunurken; Ilya Birman gibi savunucular, titiz bir sorgulama ve modüler mimari talebiyle kalitenin klasik programlamayı geçebileceğini iddia ediyor. İkisi de gözetimin belirleyici olduğunda hemfikir.

Deneyimli geliştiriciler vibe coding’i nasıl kullanıyor?

Osmani’ye göre yapay zekâyı “hevesli ama deneyimsiz bir junior” gibi ele alıp çıktısını okuyor, refactor ediyor, eksik uç durumları ekliyor ve mimari kararları sorguluyorlar. Birman’ın pratiğinde ise her adımda “neden böyle çalışıyor” diye açıklattırmak, hataları kök nedenine göre teşhis etmek ve karmaşıklığı modüllere bölmek öne çıkıyor.

Ilya Birman kimdir?

Ilya Birman, arayüz tasarımı ve ulaşım şemaları üzerine kitapların yazarı, Bureau Gorbunov’da sanat yönetmeni olarak çalışan bir Rus ürün ve bilgi tasarımcısı. Vibe coding hakkındaki görüşünü kendi blogunda paylaştı.

Addy Osmani kimdir?

Addy Osmani, Google Chrome ekibinden bir mühendislik lideri ve “Learning JavaScript Design Patterns” gibi kitapların yazarı. Vibe coding’in risklerini Nisan 2025’te yayınladığı bir yazıda ele aldı.

Aytaç Özdalgıç

Hakkında

Aytaç Özdalgıç

Full Stack Designer — Grafik Tasarım Yöneticisi, KJ Power

UX odaklı tasarım kararlarını yazılım mimarisiyle ilişkilendirerek sürdürülebilir dijital sistemler kurguluyorum. 20 yıla yakın kariyerimde, kullanıcı araştırmasından frontend’e uzanan uçtan uca ürün geliştirme süreçlerinde çalıştım.

Hakkımda daha fazlası →

Bir Yorum Yazın

Aytaç Özdalgıç sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin