Ortadan ikiye bölünmüş bir portre madalyonu: sol yarı el çizimi fırça darbeleriyle insan illüstrasyonunu, sağ yarı nokta ve düğüm ızgarasıyla AI üretimini simgeliyor; altında onay işaretli küçük bir etiket asılı

New York merkezli marka ajansı The Working Assembly (TWA), sesli günlük uygulaması Untold’un yeniden markalaşmasında illüstrasyonları AI ile üretti ve bunu basın materyalinde “bespoke AI illüstrasyon sistemi” diye tanımladı. Creative Boom bu seçimi sorgulayınca kurucu Jolene Delisle, sistemin bir insan illüstratörün referans çizimi üzerine kurulduğunu ve saatlerce editöryal düzenlemeden geçtiğini anlattı — ama görselin kendisinde AI kullanıldığına dair hiçbir etiket yok.

Ne oldu: Untold rebrandı ve TWA’nın AI illüstrasyon sistemi

Untold, konuşarak günlük tutulan bir uygulama. Ağustos 2026’da platform Perspectives özelliğiyle genişleyince Transform dergisine göre marka da yenilendi: yeni bir logo, yeni bir ton ve “duygusal olarak yankı uyandıran” bir görsel sistem. Bu sistemin merkezinde TWA’nın özel olarak kurduğu bir AI illüstrasyon aracı var.

Creative Boom’dan Tom May, 26 Ağustos 2026’da yayınladığı ilk incelemede görselleri beğendiğini ama “yakından bakınca hâlâ AI ürünü oldukları belli oluyor” diye yazdı. Bu gözlem üzerine TWA’ya doğrudan soru sordu: illüstrasyonlar neden bir insan illüstratöre değil, AI’a emanet edildi? Delisle’ın yanıtı, 2 Eylül 2026’da Creative Boom’un takip yazısında yayınlandı.

Delisle’ın anlattığına göre süreç dört adımdan oluşuyor:

TWA jenerik bir prompt’tan başlamadı. Delisle’ın ifadesiyle: “İnsan tarafından oluşturulmuş bir görsel referansla başladık, sonra bunun etrafına çok özel bir yaratıcı kural ve sınır setiyle çalışan bir AI ajanı kurduk.” Ekip, dokuyu, tonu, ışığı, kompozisyonu ve küçük detayları tutturmak için AI çıktılarını saatlerce elden geçirdi.

Neden AI: Sabit kütüphane değil, duyguya tepki veren sistem

Delisle’ın verdiği gerekçe teknik değil, kavramsal: Untold’un görselleri kullanıcının o anki duygusuna göre değişmeli. “Sabit bir illüstrasyon kütüphanesi oluşturmak yerine, kullanan kişiye sürekli tepki verebilecek bir görsel sistem kurmak istedik” diyor. Bir insan illüstratörün elle üretebileceği sonlu görsel setinin aksine, AI sistemi teorik olarak sınırsız varyasyon üretebiliyor — küçük mobil ekranlardan 48 sheet billboard’lara kadar ölçeklenerek.

Delisle, meselenin hassasiyetini de kabul ediyor: “Birinin sesinin bir makine tarafından görsel olarak yorumlanması gibi çok insani bir şeydeki gerilimi anlıyorum” diyor. Ona göre amaç illüstratörlerin yerini almak değil, dinamik ve duyarlı bir deneyim kurmak.

Şeffaflık nasıl sağlandı, nerede eksik kaldı?

TWA, AI kullanımını gizlemedi: basın materyalinde “bespoke AI illüstrasyon sistemi” ifadesi açıkça geçiyor ve kurucu, soru geldiğinde süreci ayrıntılı biçimde anlattı. Ama Creative Boom’un eleştirisi tam olarak burada başlıyor: bu açıklama basın metninde ve röportajda var, görselin kendisinde yok. Untold uygulamasını açan bir kullanıcı, illüstrasyonların üzerinde herhangi bir “AI ile üretildi” etiketi görmüyor.

Bu, sektörde giderek daha sık karşılaşılan bir açıklama biçimi: şeffaflık, ürünün kendisinde değil, ürünü çevreleyen iletişimde yaşıyor. Bir gazeteci sorduğunda ya da basın bülteni okunduğunda bilgiye ulaşılabiliyor, ama sıradan bir kullanıcı ya da müşteri için bu bilgi görünür değil. Tartışmanın odağı da esasen bu fark: AI kullanmak mı sorun, yoksa kullanımı görselden ayrı, sorulmadıkça açıklanmamış tutmak mı?

Tasarımcının rolü nasıl değişiyor?

Delisle, tartışmayı daha geniş bir çerçeveye oturtuyor: araçlar geliştikçe tasarımcının işi her şeyi fiziksel olarak üretmekten, doğru girdiyi kurmaya, parametre belirlemeye, seçmeye ve düzenlemeye kayıyor. Ona göre değişmeyen kısım, aracın veremediği kısım — göz, düşünce, zanaat ve zevk.

Bu çerçeve, TWA’nın Untold projesine özgü değil — yapay zeka tasarımcılığının bir meslek olarak şekillenmesiyle paralel ilerliyor. Ama şeffaflık sorusunu çözmüyor: küratörlük de olsa üretim de olsa, kullanıcının bunu bilme hakkı ayrı bir mesele.

Bu tartışma neden tek başına bir vaka değil

TWA vakası, tasarım dünyasında AI illüstrasyon konusunda süregelen bir gerilimin son örneği. Aynı hafta içinde D&AD, İngiltere’de 25 yaş altı yaratıcı çalışan payının üç yılda %17,4’ten %11,8’e düştüğünü raporladı — junior illüstrasyon ve tasarım işlerinin AI’a kaymasının somut bir göstergesi. Tam tersi yönde bir örnek de var: Puresport, bir kampanyada kullandığı AI görselini bırakıp dört sanatçıya sipariş edilen yağlı boya tablolara döndü, bunu bilinçli bir marka kararı olarak sundu.

Görsel dilin kendisi de bu tartışmadan etkileniyor: 2026’da AI görsellerde kasıtlı kusur (film grenli doku, hafif asimetri, motion blur) belirginleşen bir trend haline geldi — tasarımcıların “bu iş insan eliyle yapılmış hissi versin” isteğinin bir sonucu. TWA’nın Untold illüstrasyonlarındaki görünür fırça darbeleri de benzer bir motivasyondan geliyor: pürüzsüz değil, dokulu ve “elle yapılmış gibi” görünmek. It’s Nice That’te Andrew Shea de AI’nin tasarımcının sezgisini değil, yürütme rolünü değiştirdiğini savunmuştu — TWA’nın “küratörlük” çerçevesiyle örtüşen bir görüş.

Tasarımcılar ve markalar için çıkarımlar

TWA vakasından çıkan pratik dersler şöyle özetlenebilir:

  • onay işaretiBasın materyalinde açıklamak yeterli değil. Bilgi bir röportajda veya bülteninde geçiyorsa, ürünü doğrudan deneyimleyen kullanıcı çoğu zaman ona hiç ulaşmaz.
  • onay işaretiİnsan referansı kullanmak, “AI tarafından üretildi” gerçeğini değiştirmiyor. TWA’nın sürecindeki editöryal emek gerçek, ama nihai görsel yine de bir AI sisteminin çıktısı.
  • çarpı işareti“Yakından bakınca belli oluyor” bir disclosure stratejisi değil. Creative Boom’un asıl eleştirisi buydu: görsel kalitesi ne kadar iyi olursa olsun, fark edilebilir olmak açıklama yerine geçmiyor.
  • çarpı işaretiSessiz kalmak, müşteriyle güveni riske atıyor. Bir müşteri AI kullanımını sonradan öğrenip bunun saklandığını hissederse, bu erken ve açık konuşulan bir durumdan çok daha zor bir konuşmaya dönüşüyor.

Sık sorulan sorular

TWA (The Working Assembly) tam olarak nedir?

The Working Assembly, merkezi New York’ta olan bir marka ve kreatif ajans; kurucusu Jolene Delisle. Sağlık, wellness, içecek ve tüketici markalarına strateji, kimlik tasarımı ve içerik üretimi hizmeti veriyor. “TWA” kısaltmasının tek bir resmi açılımı yok — ajansın kendi sitesinde bunu esprili biçimde “hep birlikte çalışan, düşünceyle kurulmuş, güvenle bağlı” gibi birden fazla anlama gelebilecek bir kısaltma olarak tanımlıyor.

Untold rebrandındaki illüstrasyonlar tamamen AI mı üretti?

Hayır. TWA’nın anlattığına göre süreç bir illüstratöre sipariş edilen insan çizimiyle başlıyor, bu referansla özel bir AI sistemi eğitiliyor, ardından çıktılar dokuyu, tonu, ışığı ve kompozisyonu düzeltmek için saatlerce elden geçiriliyor. Yani süreç hem insan hem AI girdisi içeriyor, ama nihai üretim adımı AI sistemi üzerinden yürüyor.

Untold uygulamasında AI illüstrasyon olduğuna dair bir etiket var mı?

Creative Boom’un incelemesine göre hayır — illüstrasyonların üzerinde ya da uygulama arayüzünde görünür bir “AI ile üretildi” ibaresi yok. Bilgiye ancak TWA’nın basın materyalini okuyarak ya da kurucunun röportajını görerek ulaşılabiliyor.

Tasarım sektöründe AI illüstrasyon kullanımını açıklamak yasal bir zorunluluk mu?

Genel bir yasal zorunluluk bölgeye ve kullanım bağlamına göre değişir; bu yazı kapsamında doğrulanmış, evrensel bir yasal kural yok. Ama sektör pratiğinde eğilim, AI kullanımının orijinallik, kimlik ya da temsille ilgili bir yanıltma riski taşıdığı durumlarda açıklanması yönünde.

Aytaç Özdalgıç

Hakkında

Aytaç Özdalgıç

Full Stack Designer — Grafik Tasarım Yöneticisi, KJ Power

UX odaklı tasarım kararlarını yazılım mimarisiyle ilişkilendirerek sürdürülebilir dijital sistemler kurguluyorum. 20 yıla yakın kariyerimde, kullanıcı araştırmasından frontend’e uzanan uçtan uca ürün geliştirme süreçlerinde çalıştım.

Hakkımda daha fazlası →

Bir Yorum Yazın

Aytaç Özdalgıç sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin